Sınav ve İmtihan Günleri İçin Dua
22 Ekim 2026
- Sınav ve Başarı
- Belirsizlik ve Bekleyiş
Ey göğsü daralanlara genişlik, dili düğümlenenlere açıklık veren Rabbimiz! Hamd, zorluğun ardından kolaylığı takdir eden, emeği bereketlendiren Sana mahsustur. Bu imtihan günlerinde Sana açılıyoruz; kapını çalmaktan başka çaremiz yok.
Rabbimiz! Kimimiz sabaha kadar sayfalar çevirdi, kimimiz mülakat kapısında avucunu terletti; kimimiz bir sonucun, bir haberin gelmesini bekleyerek günlerini sayıyor. Kimimiz bir ehliyetin, bir diplomanın, bir iş kapısının eşiğinde bekliyor; kimimiz sevdikleri için aynı heyecanı paylaşıyor. Sınav sandığımız şey yalnızca salonlardaki kâğıtlar değil; hayatın kendisi bizi her gün bir imtihana sokuyor. Gece boyu beynimize üşüşen “ya olmazsa” sorularının arasından yalnız Sana çıkıyoruz. Çabayı bizden, sonucu Senden bilerek geldik; bu dengeyi korumak da ancak Sana kul olmakla mümkün.
Tedbiri alıp sonucu Sana bırakmayı Mûsâ’nın (a.s.) duasından öğrendik. O, en ağır görevin karşısında “Rabbim! Göğsümü ve gönlümü genişlet, işimi bana kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar” diye yalvardı; sonra da yürüdü. Biz de aynı duayla yürüdüğümüz yollarda emeğimizin karşılığını verecek olanın Sen olduğunu unutmayalım. Çabamız bizim, neticemiz Senin; bu ayrımı kalbimize yaz. Emek verdikçe değil, emeği bereketlendiren Sensin; bu yol bizi gurura değil şükre erdirsin.
Zihinlerimize açıklık, kalplerimize sükûnet ver. Salonlarda da hayatın kendi imtihanlarında da dilimiz çözülsün, soğukkanlılığımız yerinde dursun, bildiklerimizi zayi etmeyelim. Bekleyişin kendisi de bir imtihandır; sonuç açıklanana kadar geçen her saatte bize kendimizle barışık bir sabır ver. Ve bütün bunlardan öte: sonuçlar açıklandığında hayrına razı olabilecek bir kalp ver. Kapısı kapanan kullarını hayrının başka kapısına erdir; bizleri de o sabırlılardan eyle.
İlahî! Emeklerimizi boşa çıkarma; ümitsizliğimizi de gururumuzu da rahmetinle yıka. Salât ve selâm, “Rabbişrah lî sadrî” diye yalvaran Mûsâ’ya (a.s.), bütün peygamberlere ve onları bize öğreten Efendimiz’e (s.a.v.), âline ve tüm müminlere olsun. Âmîn.