Sofra Duası
Ey ekmeği ve suyu açlıkla tattıran, sofraya bereketi görünmez bir misafir gibi gönderen Rabbimiz! Hamd, önümüze koyduğun her nimet Sana mahsustur; doyuran da, tadı tattıran da Sen’sin.
Rabbimiz! Sofraya oturduk. Kimi gün soframız bol, kimi gün dar. Kimimizin önünde çeşit var ama gönlünde iştah yok; kimimiz bir kap yemeği aileyle bölüşüyoruz. Kimimiz uzak şehirde, tek başına yiyor; telefon karşıda, sofra sohbeti eksik. Bir zamanlar bereket denen şeyi arar olduk: Çoğaldı seçimler, azaldı şükür. Nefes aldığımız gibi sıradanlaştırdığımız bu sofraların aslında birer armağan olduğunu hatırlamak için Sana geliyoruz.
Kelâmında bize sofranın edebini öğretiyorsun ya Rabbi: “Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin, O’nun nimetine şükredin.” Rızkı helâl kılan da, nimetin üzerinden elimizi çekmeyen de Sensin. Bu sofrayı bize bir şükür vesilesi eyle; lokmaların hakkını, yediklerimizin hesabını, paylaşmanın hazzını nasip eyle. Yediklerimiz bize güç, içtiklerimiz bize şifa olsun.
Ya Kerîm! Bereketini soframıza indir. Az yemeği çok eyle; soframızdan kalkan hiç kimseyi aç gönderme. Rızkımızı helâlinden ver; helâl lokmanın huzurunu evimize taşı. Elimizdekinin bir kısmını ihtiyaç sahibine ayırmayı, komşumuzu soframızdan mahrum bırakmamayı, israf etmeden yaşamayı öğret bize. Sofraya otururken Sana hamdeden, kalkarken Sana şükreden bir ev halkı eyle bizi.
İlahî! Ektiğimizden değil, Senin verdiğini yediğimizi unuturma; nimetin kıymetini bize tattır. Salât ve selâm, sofrası bereketli, cömertliği ders olan Efendimiz’e (s.a.v.), âline ve tüm müminlere olsun. Âmîn.